CHP kapatılacak mı? SON DAKİKA! CHP’ye kayyum mu atanacak?

By Buse Yıldız - Teknoloji & Dijital Yayıncılık Editörü
4 Min Read

Türkiye siyasetinde gündemi sarsan bir gelişme yaşanıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İBB iddianamesinde CHP için Anayasa’nın 69. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunduğu iddiaları kamuoyuna yansımıştı. Ancak Başsavcılık, yaptığı açıklamada “Cumhuriyet Halk Partisi’nin kapatılması yönünde bildirimde bulunulmamıştır, iddianamede de açıkça belirtildiği gibi siyasi partiler kanunu gereği bildirimde bulunulmuştur” ifadelerini kullanarak iddiaları yalanladı.

Türkiye’nin siyasi gündemini derinden etkileyen ve kamuoyunda geniş yankı bulan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iddianamesine ilişkin önemli bir gelişme yaşanmış, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, Ana Muhalefet Partisi Cumhuriyet Halk Partisi hakkında Anayasa’nın 69. maddesine dayanarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bir bildirimde bulunduğu yönündeki iddialar üzerine resmi bir açıklama yapma zorunluluğu doğmuştur. Başsavcılık, partinin kapatılmasına yönelik bir talepte bulunulduğu şeklindeki yorumları net bir dille yalanlayarak, sürecin Siyasi Partiler Kanunu çerçevesinde işleyen yasal bir zorunluluktan ibaret olduğunu vurgulamıştır.

Yapılan spekülasyonların ve tartışmaların ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamuoyuna duyurulan açıklamada, söz konusu bildirimin içeriğinin yanlış anlaşıldığına dikkat çekilmiş ve kapatma davası gibi bir amacın güdülmediği özellikle belirtilmiştir. Başsavcılık, iddianamenin ilgili bölümünde de açıkça ifade edildiği gibi, atılan adımın yalnızca kanuni bir gereklilik olduğunu ortaya koymuştur.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin kapatılması yönünde bildirimde bulunulmamıştır, iddianamede de açıkça belirtildiği gibi siyasi partiler kanunu gereği bildirimde bulunulmuştur.

İddianamede Yer Alan Tespitler ve Hukuki Dayanaklar

Nefes Gazetesi’nin haberine göre, söz konusu iddianamede Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik oldukça ciddi tespit ve değerlendirmelere yer verildiği görülmektedir. İddianamede, Anayasa’nın 69. maddesinin siyasi partilerin mali faaliyetlerinin yargı denetimi altında olduğuna hükmettiği hatırlatılarak, suç gelirleriyle finansman sağlanmasının demokratik düzenin temel ilkeleriyle bağdaşmayacağının altı çizilmiştir. Savcılık, suçtan elde edildiği iddia edilen gelirle parti adına bir bina satın alınmasını ve delegelerin oy tercihlerine maddi menfaat vaadiyle müdahale edilmesini, demokratik siyasi yaşamın meşruiyetini zedeleyen en ağır fiiller arasında değerlendirmiştir. İddianamede, seçim çalışmaları için kamu kaynaklarının kötüye kullanıldığı, suç gelirlerinin parti üst yönetiminin bilgisi ve onayı dahilinde merkezi bir sistemde toplandığı, rüşvet ağının ise etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyen bir şahsın beyanlarıyla deşifre olduğu ileri sürülmüştür. Ayrıca, parti tüzel kişiliği için satın alınan binanın bedelini oluşturan para akışlarının kaynağının belgelenemediği ve bu fonların suç geliri olduğunun parti üst yönetimince bilindiği yönünde tanık anlatımlarının bulunduğu kaydedilmiştir.

Seçmen Verilerinin Kullanımı ve Sistematik Müdahale İddiası

İddianamedeki bir diğer vahim iddia ise, soruşturma dosyasına giren USOM raporuna dayandırılarak, yurt içi ve yurt dışında yaşayan toplam 11.360.412 vatandaşa ait güncel seçmen kütük verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi tüzel kişiliğinden hukuka aykırı biçimde yayıldığı yönündedir. Bu veriler üzerinden seçmenlere ait başka kişisel bilgilerin de işlendiği ve elde edilen bu dataların Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Örgütü tarafından seçim çalışmalarında kullanıldığı öne sürülmüştür. Savcılık bu durumu, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsuru olan seçmen iradesini manipüle etme girişimi olarak nitelendirmiş ve bu eylemlerin parti organları tarafından bilinçli, sistematik ve süreklilik arz eden bir şekilde yürütüldüğünü belirtmiştir. Tüm bu tespitler ışığında savcılık, partinin seçimlerin güvenilirliğine ve demokratik düzene yönelik sistematik müdahalelerde bulunduğu kanaatine vararak, Anayasa’nın 68 ve 69. maddeleri ile 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 101. ve devamı maddeleri uyarınca gereğinin takdir ve ifası için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulmasına karar vermiştir.

Share This Article
Teknoloji & Dijital Yayıncılık Editörü
Follow:
Buse Yıldız, teknoloji ve yapay zekâ ekosistemindeki gelişmeleri haberleştirir; yanlış bilgiyle mücadele için veri/doğrulama araçlarını kullanır. NewsArticle şeması, News sitemap ve AMP/performans iyileştirmeleri gibi teknik konularda redaksiyona destek verir, görsel ve başlık standartlarını arama sonuçlarıyla uyumlu tutar.
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir